Trendlerdeki Yazı
reaksiyon-aci

“Barda” Filmi Hikayesi | Ankara Şapka Bar Olayı Hakkında Tüm Bilinmeyenler

3 Mart 1997 Ankara Şapka Bar Olayı ve Barda Filminin Gerçek Hikayesi Tüm Detayları İle Bu Yazımızda!

“Barda” Filmi Hikayesi | Ankara Şapka Bar Olayı Hakkında Tüm Bilinmeyenler
1

3 Mart 1997 Ankara Şapka Bar Olayı ve Barda Filminin Gerçek Hikayesi Tüm Detayları İle Bu Yazımızda!

Bu yazımız şiddet içerdiği için 18 yaşından küçük okurlarımız için uygun değildir.


Bir Serdar Akar filmi, Barda. 2007 yılında vizyona giren film, 1997 yılında Ankara‘da bir barda gerçekleşen bir grup gence uygulanan tecavüz, işkence ve cinayeti konu ediniyor. Evet, o dönem Gaziosmanpaşa da bulunan Şapka Bar da yaşanan olaydan bahsediyoruz.

barda-filmi-olayı




Erdal Beşikçioğlu‘nun da oynadığı bu film üzerinden 10 yıl geçen Şapka Bar olayını tekrar gündeme taşımış ve yaşananları en sert şekilde perdeye yansıtmayı başarmıştı. Daha vizyona girmeden filmle ilgili bir çok eleştiri yapılmış ve böyle tatsız bir olayın tekrar gündeme getirilmesi pek de hoş bulunmamıştı. Olayın gerçek mağdurlarından olan Tunç Erden Yakar ise 2007 yılında Serdar Akar‘a hitaben; 

“Ben bu olayı hafızamdan silmek için yıllarımı verdim. Film yapılırken izin dahi alınmadı!”

şeklinde haklı bir çıkışta bulunduğu da bilinenler arasında.


Ankara Gaziosmanpaşa Şapka Bar Olayı, 

Yıllar bu olayın da üstünü örtmeyi başardı. Hak edenler cezasını çekti mi? Çektiyse kime göre neye göre? Bunların hepsi bir soru işareti olarak kaldı aklımızda. Üstünden tam 21 yıl geçti. Bilgi alabileceğimiz bir tek Tunç Erden Yakar ve onunla röportaj yapma fırsatı bulmuş olan Hürriyet gazetesi.

şapka-bar-gaziosmanpasa

9 Mart 97 ya da Gaziosmanpaşa Şapka Bar olayı yaşandığında takvimler 1997 yılını gösteriyordu. Şapka Bar da şarkı söyleyen 18 yaşındaki Tunç Erden Yakar, evine taşınalı tam 15 gün olmuştu. İlk 4 dairesi boş olan apartmanın kalan tüm daireleri doluydu. O akşam Tunç Erden Yakar iki erkek arkadaşıyla beraber yemek yedikten sonra biraz eğlenmeye çıkacaklardı. Mersin’den Ankara’ya gelen 18 yaşındaki arkadaşı A.T.G.’den telefon gelmesi üzerine onu ve yanındaki kız arkadaşını da yemeğe davet etti. Yemek sonrası arkadaş grubuyla eğlenmeye çıkan Tunç Erden Yakar, saat gece 2 sularında yine yanındaki arkadaşlarıyla beraber eve döndü ve grup hemen uyudu. 

“Napıyorsunuz lan, bizden habersiz karı mı s… burada!”

Saat sabaha karşı 5 sularında gürültüye uyanan Tunç Erden Yakar ve arkadaşları, ellerinde silah ve bıçak olan 7 adamla karşılaştılar. Tunç Erden Yakar‘ın tabirine göre adamlar “Sokakta görsen korkar karşı kaldırıma geçersin.” tipinde, yüzlerinden kir akan serserilerdi. Ellerindeki silahları gösterip Napıyorsunuz lan, bizden habersiz karı mı s… burada!” diyerek grubun karşısına çıkan şehir eşkiyaları, apartmanın üst katını kiralayan ve çevredeki barlardan haraç toplayan grubun adamlarıydı. Amaçları para alıp gitmek olan şehir eşkiyaları Tunç Erden Yakar‘ın yanındaki iki kız arkadaşını görünce kalmaya karar verdiler.


“Elektrik verelim lan bunlara!”

Tunç Erden Yakar ve dört arkadaşını bir odanın duvarına dizen şehir eşkiyaları, ellerine geçen ne varsa onunla dövmeye başladılar. Sopayla vururken yorulup tekme attılar ve bıkmadan usanmadan eziyet ettiler. Nasıl bir ruhsal sıkıntıya sahipti tahmin dahi edemiyorum içlerinden biri çıkıp Elektrik verelim lan bunlara!” dedi. Tunç Erden Yakar ve arkadaşlarının şiddet görmekten seslerini çıkaracak hali kalmamıştı ama elektrik verildikten sonra çığlıkları neredeyse tüm şehirde yankılanacaktı. Sadece elektrik vermekle kalmıyor aynı zamanda bıçakla yaralıyorlardı. İçlerinden biri Tunç Erden Yakar‘ın penisini kesmek için yöneldiğinde eşkiyalardan bir diğeri olan Murat Gökgöz ona engel oldu. -Tunç Erden Yakar’a göre kötünün iyisi- Buna rağmen vücudunun bir çok yeri bıçak yaralarıyla doldu…




“Biz Allahız, kimse dokunamaz!”

Şehir eşkiyaları hiç bıkmıyor bir yandan alkol alırken diğer yandan da uyuşturucu madde kullanmaya devam ediyorlardı. Tunç Erden Yakar ve arkadaşlarının çığlığı ilk 3 saat hiç durmamıştı. Onlar yardım çığlıkları attıkça eşkiyalar gülüyordu ve “Biz Allahız, kimse dokunamaz!” şeklinde cevap veriyorlardı. Geçen 17 saat boyunca hiç kimse kapıdan bir ne oluyor bile dememişti. Tunç Erden Yakar ve arkadaşları artık “Adamlar haklı, bunlara kimse karışamıyor!” demeye başladılar. 


“Naber abi yine mi kurban kesiyorsunuz?”

Bir kaç saat sonra arkadaş grubundan Ş.Ş, kaçmayı başarmış ama başarılı olamamıştı. Mağdur Ş.Ş., peşinden koşan eli silahlı eşkiyalar tarafından tekrar yakalandığında oradan geçen bir nakliyat kamyonu şoförü “Naber abi yine mi kurban kesiyorsunuz?” diyerek gülmüş ve gitmişti.

“Bakireyim, yalvarırırm beni bırakın!”

Tüm arkadaş grubunu öldüresiye dövdüler ve 18 yaşındaki A.T.G.’yi diğer odaya götürüp tecavüz ettiler. “Bakireyim, yalvarırırm beni bırakın!” diye ağlayan A.T.G.’yi kimse dinlemedi. Daha sonra kocasından yeni ayrılan ve 4 yaşında bir kızı olan 23 yaşındaki N.K.’ya tecavüz ettiler. N.K., “Dört yaşında kızım var, ne olur beni ona bağışlayın!” diye şehir eşkiyalarına yalvarsa da 17 saat boyunca ikisi de tecavüze uğradı… 

“Polise haber verirsen kızlardan birinin kafasını uçururuz!”

Şehir eşkiyaları içkileri bitince Tunç Erden Yakar‘ı evin karşısındaki Tekel bayisine alkol alması için gönderdiler. “Polise haber verirsen kızlardan birinin kafasını uçururuz!” dediler. Dükkana giren Tunç Erden Yakar‘ı dükkan sahibi iyice süzdü. Üstü kan revan, yara bere içindeydi. “Yalvarırım yardım et. Seninde çocuğun vardır. Polisi ara!” diyen Tunç Erden Yakar, “Başımı belaya sokamam.” şeklinde bir cevap aldı ve ağlayarak eve döndü.


“Arabaya atıp bir yere götürüp orada mı öldürsek?”

Tunç Erden Yakar eve döndüğünde şehir eşkiyaları cinayet planı yapıyordu. Saat 21:00 sularıydı. Herşeyin buraya kadar olduğunu düşünürken eşkiyalardan İbrahim Ural, Ş.Ş.’yi kafasına silah dayayarak kaldırdı ve “Yürü!” dedi. O anda Tunç Erden Yakar, “Nereye?!” diye sorunca “Sen gel o zaman!” diyerek binanın bodrum katına götürdü. Tunç Erden Yakar, eşkiyanın onu öldüreceğini düşünürken İbrahim Ural denen zorbanın tecavüzüne uğradı.

“Gaza bas abi, polise!”

Geri yukarı çıkarıp Tunç Erden Yakar‘ı bir koltuğa atmıştı. İbrahim Ural daha sonraları yanına oturarak tacizlerine devam etti. Beklenmedik bir anda Tunç Erden Yakar, Bana bir duble rakı verin!” diye bağırdı. Sadece 10 dakikada 6 duble içmişti. Şehir eşkiyaları da artık o kadar yorulmuştu ki “Memleket nere?” muhabbetine girmişlerdi. O sırada İbrahim Ural, “Madem şarkıcısın bir şarkı söyle!” diyerek tekrar Tunç Erden Yakar‘a yöneldi. İstedikleri türküyü biraz mırıldandı ve yabancı bir şarkıya geçmiş gibi devam etti. Arkadaşlarına bakarak  “I will run away, don’t afraid(Kaçacağım, korkmayın) dedi ama arkadaşları kaş göz işaretleri ile ona karşı çıkıyorlardı. Gittikçe kırık olan kapıya yanaştı ve bir fırsatını bulur bulmaz merdivenlerden inip kendini caddeye attı. Durdurduğu bir taksiye binip “Gaza bas abi, polise!” diyebildi. Yaklaşık 3 dakika sonra karakola varmıştı…




Nöbet değişim saatine denk geldi!

Karakolun önünde taksiden inen Tunç Erden Yakar’ı hemen polisler aldı ve “Ne oldu sana?” diye sordular. Tam nöbet değişim saati olduğu için olması gerekenden daha fazla sayıda polis vardı. Polislere “Sabah 5’ten beri işkence görüyoruz. Arkadaşlarım hala onların elinde, silahlılar!” Tunç Erden Yakar eşliğinde kalabalık polis ekibi arabalara bindiler ve eve gittiler. Evdeki diğer mağdurlar da kurtarılarak şehir eşkiyaları göz altına alındı. 


gaziosmanpasa-sapka-bar

“Öldür dersen, öldürecekler!”

Mahkeme devam ederken siyah bir araba Tunç Erden Yakar‘ın önünde durdu. Ünlü bir mafya babasının adamları onu arabaya bindirdi. Artık olabileceklerden korkmuyordu çünkü her şeyin en kötüsünü, en uç noktasını yaşamıştı. Mafya babası babacan bir tavırla karşıladı Tunç Erden Yakar‘ı. Bir bardak viski ikram ederken birde telefon uzattı. “Öldür dersen, hattın ucunda bekleyenler, size bunları yapan adamların hepsini içeride öldürecek” dedi. Bir saat kadar düşündü ve biraz daha iyi davranan Murat Gökgöz hariç hepsinin öldürülmesinden yanaydı. İkinci saatte, kendisine tecavüz eden İbrahim Ural, en acımasızları Murat Yıldırım ve Murat Kandemir’in öldürülmesini düşündü. Ünlü mafya babası karar vermesi için Tunç Erden Yakar‘ı zorluyor fakat o karar veremiyordu. Daha sonra bu kadar cani olamayacağını düşünüp teklifi reddetti. Sonradan Murat Gökgöz haricinde tüm hepsine içeride tecavüz edildiği haberi geldi. 

Şehir eşkiyaları ne kadar ceza aldı? Şimdilerde ne yapıyorlar?

Caniler Murat Yıldırım, Murat Kandemir, Murat Gökgöz, Ömer Şanlı, Yılmaz Koç, Tahir Yar, İbrahim Ural yargılandı. Gasp, zorla alıkoyma, yaralama ve tecavüz suçlarından 27’şer yıl hapse çarptırıldı. Ancak olaydan kısa süre sonra, mağdurların acısı bile hafiflememişken, caniler Rahşan Ecevit affı olarak bilinen afla salıverildi.


Polise haber vermeyen Tekel sahibi ne oldu?

Polise haber vermeyi reddeden Tekel sahibi olay sonrasında koca yürekli insanlar tarafından kırılacak kemiği kalmayana kadar darp edildi…

Mağdurlar şimdilerde ne yapıyorlar?

Tunç Erden Yakar

39 yaşında. Olaydan sonra İngiltere’ye gitti ve üniversite okudu. Türkiye’de can güvenliği olmadığı gerekçesiyle Hollanda vatandaşlığına kabul edildi. Şimdi İstanbul’da reklam şirketi sahibi.

A.T.G.

38 yaşında, küçük bir kasabaya yerleşti. Yalnız kalamıyor. Bir çok kez intihara kalkıştı. Yanında sürekli birileri var.


O.Y.

40 yaşında. Olaydan kısa süre sonra büyüdüğü ülkeye, Almanya’ya geri döndü.

Ş.Ş.

39 yaşında. Tunç Erden Yakar’ın yardımıyla Hollanda’ya yerleşti.

N.K.

45 yaşında. Kızıyla birlikte, geçmişini kimsenin bilmediği küçük bir kasabada, incik boncuk satarak hayatını kazanıyor. Kızının varlığı sayesinde hayatta kalma gücü buluyor.



Okuduğunuz tüm olaylar Tunç Erden Yakar’ın 28.01.2007 tarihinde Hürriyet Gazetesi’ne verdiği röportajı baz alıp tarafımızca betimlenerek anlatılmıştır. Kaynak gösterilmeden yayınlanması ve çoğaltılması kesinlikle yasaktır. Olayın Tunç Erden Yakar’ın ağzından orijinal metni; 17 saat dayak, elektrik, tecavüz Bize bunu yapanlar Rahşan affıyla çıktı

ankara şapka bar olayı, ankara şapka bar olayı, ankara şapka bar olayı, ankara şapka bar olayı, ankara şapka bar olayı, ankara şapka bar olayı, ankara şapka bar olayı, ankara şapka bar olayı, ankara şapka bar olayı, ankara şapka bar olayı, ankara şapka bar olayı, ankara şapka bar olayı, barda filmi hikayesi, barda filmi, ankara bar olayı, barda filmi gerçek hikayesi, barda filmi gerçek mi, barda filmi ekşi, barda filmi orijinal hikayesi, 3 mart 1997 olayı, tunç erden yakar kimdir, tunç erden yakar olayı, nejat işler barda

Bumerang - Yazarkafe

Yazar Hakkında

23 Nisan 1996 doğumlu, Ankara'dan bir parça. Harbi Mi ? LA ekibi ile beraber Kurucu Editör olarak çıktığım yolda sizinle beraber bende öğreniyorum. Unutmayın, içimizden geldiği gibi!

Yorum Yap