reaksiyion-alkis

Hasret Kaldık Yüreği Güzel İnsanlara! 12 Bilinmeyenle Müslüm Gürses ve Hayatı

Ruhunu kaybedenlere şarkılarıyla ruhunu armağan eden ve "Güzelmiş, çirkinmiş ne farkeder? Deli gibi sevmek ruhumuzda var!" diyerek sevgiye en güzel anlamı katan bir adam... Bugün milyonların belki de en içten şekilde "Baba" dediği tek kişi olan Müslüm Gürses'in, Müslüm Babanın fani dünyadan ayrılışının 5'inci yılı. Fani dünya diyoruz çünkü biliyoruz ki hepimizin hayatında bir yerlerde hala yaşıyor!

Hasret Kaldık Yüreği Güzel İnsanlara! 12 Bilinmeyenle Müslüm Gürses ve Hayatı
1

Tek göz odada başlayan ve milyonların kalbine doğru uzanan bir yaşam.

muslum-gurses-hayati-muslum-akbas-kaza (6)

Müslüm Gürses, asıl adıyla Müslüm Akbaş 1953 yılında Şanlıurfa da, tarım işleriyle uğraşan bir çiftin ilk çocuğu olarak dünyaya gözlerini açtı. Yıllar sonra plak sektöründeki çoğu sanatçının yaptığı gibi isminde ufak bir değişikliğe gideceğinden tabi ki habersizdi…


Kader ağlarını örüyor. İstikamet: Adana! Müslüm Gürses hayatı!

muslum-gurses-hayati-muslum-akbas-kaza (4)

Dönemim zorluklarının üstüne birde maddiyat eklendiği zaman her şey daha da Arap saçına dönmüştü. Müslüm Gürses daha 3 yaşındayken ailesi ile birlikte Adana‘ya göç etme mecburiyetinde kaldı. Süregelen imkansızlıklar onun ilkokula kadar okumasına izin verdi. 12 yaşına geldiğinde bir çay bahçesinde çalışmaya başlamıştı. O andan itibaren onu bekleyen kaderi çoktan yola koyulmuştu…


“Gidene ağlamak benim kaderim.” Müslüm Gürses hayatı!

muslum-gurses-hayati-muslum-akbas-kaza (7)

Dedik ya kaderi çoktan yola koyulmuştu diye, ilk başta öyle bir gösterdi ki yüzünü… Müslüm Gürses önce annesini sonra da kardeşini kaybediyor. Kaybetmez zaten zor da… Annesi, babası Mehmet Akbaş tarafından öldürülüyor. Kader onu kovaladıkça o kaçmak için müziğe sarılıyor.


Çay bahçesinde yarım kalan umutlar. Yaş 15… Müslüm Gürses hayatı!

muslum-gurses-hayati-muslum-akbas-kaza (8)

Müslüm Gürses, 15 yaşına geldiğinde çay bahçesinde bir ses yarışması tertip edilmişti. Heyecanla yarışmayı bekleyen Gürses, darbeyi yine babası Mehmet Akbaş‘dan yiyecekti. Müslüm Gürses’in müziğe olan ilgisini yok sayıp terzi olması için çabalayan Mehmet Akbaş, Gürses’in saçlarını kesmiş ve yarışmaya katılmasına engel olmaya çalışmıştı. Tüm bunları yıkıp geçen Gürses, yarışmaya katıldı ve yarışmadan sonraki süreçte çay bahçesinde şarkı söylemeye başlamıştı. Her zaman olduğu gibi maddi sorunlar çay bahçesini de vurdu ve Müslüm Gürses’in işine son verildi. 


“Bugün sahneye sen çıkar mısın?” Müslüm Gürses hayatı!

muslum-gurses-hayati-muslum-akbas-kaza (10)

Çay bahçesinden de ayrıldıktan sonra Müslüm Gürses iyice ümitsizliğe kapılmış ve mecburen bir terzinin yanında çırak olarak işe girmişti. Müziğe inancı pek de kalmamıştı. Bir gün arkadaşından haber gelene kadar bu böyle devam edecekti. Adana da bir gazinoda saz çalan arkadaşı, “Bugün çıkacak olan sanatçı hastalanmış. Onun yerine bugün sahneye sen çıkar mısın?” diyerek bir teklifle geldi. İşte o gün müzik ile Müslüm Gürses‘in yolu kesişmeyi bırakmış, artık aynı hizaya gelmişti. 


İlk 45’lik Plak çalışmaları o yılın sonunda geldi! Müslüm Gürses hayatı!

Bu çalışmalarının devamı 1969 yılında satış rekorları kırarak çok ses getirmeyi başarmıştı. Tamı tamına 300 bin satmıştı!


Öldü dediler, morga kaldırdılar… Müslüm Gürses hayatı!

muslum-gurses-hayati-muslum-akbas-kaza (11)

Müslüm Gürses daha 23-24 yaşlarında. Bir konser çıkışı arabasına bindi ve şoförü ile Adana‘ya doğru yola çıktı. Yorucu konser sonrasında arabada uyuyakalmıştı ve şoförü de onun ardından fazla dayanamayıp uyuyakaldı. Sonucunda bir kamyona arkadan çarparak feci bir kaza meydana gelmişti. Kaza sonrası sağlık ekipleri Müslüm Gürses’in öldüğü gerekçesiyle naklini sağlayıp morga yerleştirdi. Sonrasında kazayla ilgilenen savcının morga gelmesi ve Gürses’in parmağını oynattığını görmesi üzerine hemen doktora haber verilmişti. Ölüm sonrası kasların hareketinden dolayı olabileceğini açıklayan doktor ise çoktan ölüm belgesini düzenlemişti bile. Sonucunda geri morga kaldırılırken tamamıyla hareket eden Müslüm Gürses‘in ölmediği anlaşıldı ve hemen ameliyata alındı. Uzun uğraşlarla gerçekleştirilen ameliyat sonucunda Gürses, tüm koku alma duyusunu kaybetmişti. Üstelik sol kulağı hiç duymuyor diğeri de %30 duyabiliyordu. Sağ gözü ise daha az görmekteydi… 


Kirli düya düzenine birde ispirto kokusu eklendi! Müslüm Gürses hayatı!

muslum-gurses-hayati-muslum-akbas-kaza (2)muslum-gurses-hayati-muslum-akbas-kaza (2)

Yıllar sonra yaptığı açıklamada, geçirdiği kaza sonucunda koku alma duyusunu kaybetmesinden sonra ağır kokuları ispirto kokusu gibi aldığıyla ilgili açıklamalarda bulunmuştu.


Plaktan beyazperdeye çift anadal modası. Müslüm Gürses hayatı!

muslum-gurses-hayati-muslum-akbas-kaza (3)

Herkes gibi o da beyazperde de boy göstermişti. Sinema sektörüne 1979 yılında “İsyankar” filmi ile girdi ve bunun haricinde 29 filmde daha rol aldı.

Saygının, aşkın, sevginin en temiz ve sade örneği; Muhterem Nur.

muslum-gurses-hayati-muslum-akbas-kaza (12)

Takvimler 1982 yılını göstermişti. Birbirlerini daha önce görmeyen fakat tanıyan iki insan vardı sahnede. Müslüm Gürses, sinema filmlerinden tanıdığı Muhterem Nur‘a zaten bir aşk besliyordu. Muhterem Nur ise Gürses’in “Ben İnsan Değil Miyim?” parçasını dinleyerek her gece ağladığını belirtmişti… Bir gün Malatya da bir gazinoda yolları kesişti. Aslında tam olarak kesişti diyemeyiz çünkü Muhterem Nur’un sahneye çıkacağından Gürses’in haberi vardı. Zaten sırf onun için gitmişti. Sahneye sen önce çıktın ben sonra indim derken çıkan ufak bir tartışma sonucunda Müslüm Gürses, Muhterem Nur’a tokat attı. Her şey bu tokatla başlamıştı aslında. Ardından ertesi gün Gürses’den gelen özür ve başlayan bu dostluk…

muslum-gurses-hayati-muslum-akbas-kaza (13)

Tanıştıklarında Muhterem Nur 41 yaşındaydı. Aralarında 21 yaş olmasına rağmen bambaşka hisler yaşıyordu ikisi de. Öyle güzel sevdiler ki birbirlerini… Müslüm Gürses asla ona sadece adıyla hitap etmedi. Büyük bir saygı besliyordu içinde. Sokakta ya da evde, “Muhterem Hanım” diyerek hitap ediyordu her zaman. Muhterem Nur ise tamamen Gürses’e adamıştı hayatını. “Ben ondan önce yaşamıyordum!” diyerek zaten çıtayı arşa çıkarmıştı ve hala en yüksekteki yerini korumakta… Ee baba durur mu? Şu inceliğe bir bakın…

“Her insana bel bağlamam ama Muhterem Hanım, bu dünyanın insanı değil.”
-Müslüm Gürses

Bir bilet alana bir jilet bedava!

1980’li yılların sonlarına doğru Müslüm Gürses konserleri artık farklı şekillerde de ses getirmeye devam ediyordu. Bunlardan en dikkat çekeniyse şüphesiz “jilet” klasiğiydi. Konser alanını dolduran yüzlerce kişi, Müslüm Gürses’in sesini duydukça kendinden geçiyor ve vücutlarının çeşitli yerlerini jiletlerle kesiyorlardı. Hatta olay artık o kadar normalleşmeye başlamıştı ki bir kaset dükkanı “Bir bilet alana bir jilet bedava!” sloganı ile reklam yapmaya başlamış ve üstüne de “İnsanlar stresini atsın. Kendi cebimden veriyorum jilet parasını!” diyerek farklı bir reklam stratejisi oluşturmuştu. Müslüm Gürses ise asla bu yapılanları doğru bulmadı.

Öyle ki bir konserinde kendini jiletleyip, kanlar içinde ona doğru koşan seyirci ve Müslüm Gürses arasında yaşanan diyalog her şeyi açıklamakta…

Seyirci: Babaaa!.. Babaaa!..

Müslüm Gürses: Babayın *** koyayım!


Ne jileti, milenyum çağındayız!

muslum-gurses-hayati-muslum-akbas-kaza (14)
Fotoğraf ile açıklama yazının sonundadır. Mutlaka okuyun!

Ve nihayet 2000’li yıllara merhaba dedik. Müslüm Gürses de bu çağa ayak uyduracaktı tabi ki! Özellikle Seren Serengil ile arasında geçen güldüren diyalog bunun en önemli kanıtlarından birisiydi. 

Seren Serengil: “Ay çok güzel söylediniz, yani kendimi jiletleyesim geldi.”

Müslüm Gürses: “Ne jileti, milenyuma girdik…”

Ee bu diyalogla bitmedi tabi. Nilüfer, Tarkan ve Teoman’ın parçalarını o tüyleri diken diken eden sesiyle yorumladı ve aynı zamanda Murathan Mungan ile birlikte “Aşk Tesadüfleri Sever” isimli projede bulundu. 

3 Mart 2013… 

muslum-gurses-hayati-muslum-akbas-kaza (15)

Ve bildiğiniz gibi acı haberin duyulduğu, Türkiye’nin gerçek bir “insan” kaybettiği gündür 3 Mart 2013. Daha fazla detaya girmek istemiyoruz çünkü başta da dediğimiz gibi o sadece fani dünyadan ayrıldı, hepimizin içinde bir yerlerde yaşamaya devam ediyor! 


BONUS: Müslüm Gürses’in hayatı film oluyor! “MÜSLÜM”

Ayla filminin yapımcısı olarak tanıdığımız Mustafa Ünlü ve Nuri Yıldırım tarafından hayata geçirilen projede Müslüm Gürses’in dram ve başarı dolu hayatı “Müslüm” isimli filmde anlatılacak. Filmin 2018 yılı içinde çıkacağı biliniyor.


BONUS 2: Koff Animasyon’dan Müslüm Gürses animasyonu.

Geçtiğimiz yıl Müslüm Gürses‘in 4’üncü ölüm yıldönümünde Koff Animasyon tarafından hazırlanan ve 4 dakikaya 60 yıllık bir ömrün önemli noktaları sığdırılmış bir animasyon yayınlandı. 


BONUS 3: 1996 yılında çekildiği söylenen Müslüm Gürses, Tupac ve Snoop Dogg fotoğrafı.

Uzun süre konuşulan bu fotoğraf aslında gerçeği yansıtmamakta. Teyit.org‘dan Ali Osman Arabacı‘nın araştırmalarına göre bu fotoğraf tatlı bir montaj denemesi. Bizde Müslüm Gürses hayranları olarak bu fotoğrafı, gerçek olmadığını belirterek paylaşımımızda yer vermek istedik. İlgili Teyit.org yazısı için buraya tıklayın!

Bumerang - Yazarkafe

Yazar Hakkında

23 Nisan 1996 doğumlu, Ankara'dan bir parça. Harbi Mi ? LA ekibi ile beraber Kurucu Editör olarak çıktığım yolda sizinle beraber bende öğreniyorum. Unutmayın, içimizden geldiği gibi!

Yorum Yap