reaksiyion-alkis

Okullarda Öğretilmeyen Ama Herkesin Mutlaka Düşündüğü 10 Bilgi

Okullarda Öğretilmeyen Ama Herkesin Mutlaka Düşündüğü 10 Bilgi

Tarihte ve gündelik yaşantımızda bazı sıradışı ve okullarda öğretilmeyen bilgiler vardır. Bu özel bilgilerin çoğu okul müfredatlarında bulunmadığı için bu bilgiler okulda öğrenilemez. İşte biz de bu yazımızda okullarda öğretilmeyen 10 bilgiyi sizler için derledik.

1. Sinema Tarihimizin İlk Filmi

okullarda-ogretilmeyen-10-bilgi-okullarda-ogretilmeyen-bilgiler-ayestefanos-anıtının-yıkılışı

Okul müfredatında olmayan ilk bilgi: Sinema tarihimizin ilk filmi:

Türk sinema tarihinin ilk filmi 4 Kasım 1914 yılında Fuat Uzkınay tarafından çekilmiştir. Filmin konusu, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda ölen Rus askerleri anısına yapılmış olan Ayastefanos Anıtı’nın yıkılışıdır. Anıt, İstanbul’da bugünkü Yeşilköy yakınlarında bulunuyordu. Enver Paşa’nın talimatı ile yıkılan Ayastefanos Rus Anıtı, yıkılırken yine Enver Paşa’nın talimatı ile filme kaydedilmiştir ve böylelikle Türk sinema tarihinin ilk yerli filmi olma özelliğini kazanmıştır.

2. Türkler Anadolu’ya Malazgirt Savaşı’yla Mı Girdi?

okullarda-ogretilmeyen-10-bilgi-okullarda-ogretilmeyen-bilgiler-şartamhari-metinleri
Şartamhari Metinleri

 

Yıllardan beri Türklere Anadolu’nun kapısını açan savaşın 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi olduğu konusunda kesin bir fikir birliği vardır. Okullarda da böyle öğretilmektedir. Fakat bilimin gelişmesiyle bulunan belgelerden anlaşıldığı üzere Türkler Malazgirt Meydan Muharebesi’nden çok çok önce Anadolu’da bulunuyorlardı.

M.Ö. 2200’lere ait olan Şartamhari Metinleri adıyla bilinen yazılı rapordan, Anadolu’da Türklerin bulunduğu hatta krallarının İlşu Nail olduğu anlaşılmaktadır. Şartamhari Metinleri’nde, Akkad İmparatoru Naram Sin’in Anadolu’ya bir sefer düzenlediği, Anadolu’daki Hatti İmparatoru Kral Pampa’nın önderliğindeki 17 şehir devletinden oluşan birliğin de Anadolu’yu Akkad İmparatorluğu’na karşı savunduğu açıkça yazmaktadır. Metnin 15. satırında ise Türki kralı İlşu Nail’in de bu 17 şehir devletinden oluşan birlik içerisinde yer aldığı açıkça kayıtlarda mevcuttur.

3. İlk Alfabemiz Göktürk Alfabesi’nin Tarihi

okullarda-ogretilmeyen-10-bilgi-okullarda-ogretilmeyen-bilgiler-orhun-abideleri

Okul müfredatında olmayan bir başka bilgi: Göktürk Alfabesi!

Bulunan kaynaklardan edinilen bilgilere göre Türklerin ilk alfabesi Göktürk Alfabesi’dir. Bu alfabe karşımıza ilk kez M.S. 720-740 yılları yılları arasında yazılmış olan Orhun Abideleri’nde çıkmaktadır. Hatta Orhun Abideleri Türk edebiyat tarihinin ve Türk yazı tarihinin başlangıcı olarak kabul edilir. Fakat son yıllarda yapılan araştırmalara göre Göktürk Alfabesi’nin tarihi çok daha eskilere gitmektedir.

Kazakistan’ın Almaata kenti yakınlarında Esik Kurganları’nda(mezarlarında) yapılan kazılarda küçük bir kap bulunmuştur. Bu kabın üzerinde Göktürk Alfabesi’yle, “Khan uya üç otızı yok boltı utıgsa tozıldı (Hanın oğlu yirmi üç yaşında yok oldu, adı sanı da yok oldu)” cümlesi yer almaktadır. Karbon testlerinden edinilen bilgilere göre M.Ö. 400’lere ait olan bu kap ve yazı, Türkçenin ve Türk Edebiyatı’nın tarihi açısından çok ama çok önemlidir.

4. Peki Türkler Balkanlar’a İlk Kez Osmanlı İle Mi Geçti?

okullarda-ogretilmeyen-10-bilgi-okullarda-ogretilmeyen-bilgiler-balkanlardaki-kalıntılar

Bildiğimiz kadarıyla Türklerin Balkanlara ilk geçişi Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminde, Orhan Gazi zamanında, 1353 yılında Çimpe Kalesi’nin Osmanlı’ya verilmesiyle gerçekleşmiştir. Bu olay okullarda da bu şekilde öğretilmektedir. Fakat başta Macaristan ve Romanya olmak üzere Orta ve Doğu Avrupa yani Balkan Yarımadası’nda ele geçen bulgular sonucunda Türklerin Balkanlar’a 1353 yılından çok önce geçtiği bilgisine ulaşılıyor.

Balkan Yarımadası’ndaki kalıntılardan ve belgelerden ulaşılan bilgiler doğrultusunda yarı göçebe bir toplum olan Sakalar’ın veya bir diğer tabirle İskitler’in, M.Ö. 300’lü yıllarda Balkanlar’a getirdikleri Sekel Alfabesi olarak adlandırılan alfabe ile yazılan metinlerde kullanılan alfabenin Göktürk Alfabesi olması, Türklerin Avrupa’ya ve Balkan Yarımadası’na adımlarını çok eski tarihlerde attığının bir kanıtıdır. Ayrıca Hungary (Macar) kelimesinin, Balkans (Balkanlar) kelimesinin, Duna, Donau, Donav (Tuna Nehri) isminin, Alps Mountains (Alp Dağları) isminin Türkçe kaynaklı olması, Türklerin Avrupa ve Balkanlar’da çok eski olduğunun en önemli delillerindendir. Sonuç olarak duruma mantıklı bir şekilde bakıldığında, Türkler Balkanlar’da ve Avrupa’da çok eskiden beri varlık göstermemiş olsalar, neden Avrupa’nın en meşhur dağlarından biri olan Alps Mountains (Alp Dağları) ve en meşhur nehirlerinden biri olan Duna, Donau, Donav (Tuna Nehri) isimleri Türkçe kaynaklı olsun değil mi?

5. Anadolu İsmi ve Türkiye İsmi

okullarda-ogretilmeyen-10-bilgi-okullarda-ogretilmeyen-bilgiler-malazgirt-savaşı

Tarihin ilk dönemlerinde Çanakkale Boğazı’nı gezen Grek denizciler, boğazın Doğu kıyılarından yükselen güneşi görünce o bölgeye “gün doğumu” anlamına gelen Anadolu ismini, boğazın Batı kıyılarında kalan topraklara ise “gün batımı” anlamına gelen Avrupa ismini vermişlerdir.

Büyük Selçuklu Devleti’nin son zamanlarında yapılan Moğol istilası döneminde, Vatikan yani Papalık, Anadolu’ya Quentin adında bir keşiş gönderir. Keşiş Quentin, Anadolu’ya gider, olup biteni günlüğüne kaydettikten sonra Vatikan’a geri döner. Quentin Vatikan’a döndükten sonra Quentin’in günlüğüne bakılır ve görülür ki, Quentin, Anadolu topraklarından “Turcia” yani Türkiye diye bahsetmiştir. Bildiğiniz gibi Türkiye demek Türk yurdu, Türklerin vatanı demektir. Yani aslında batı kaynaklarını araştırdığımızda, batılıların uzun zamandan beri Anadolu’yu Türk yurdu, Türklerin vatanı olarak gördüklerini görüyoruz. Aynı “Turcia” tabiri Bizans kaynaklarında da mevcuttur.

6. Çinliler Yemekleri Neden Çubukla Yerler?

okullarda-ogretilmeyen-10-bilgi-okullarda-ogretilmeyen-bilgiler-çinliler-neden-çubuklarla-yemek-yer

Çin’de eskiden sadece zenginler masalara yemek yiyebiliyorlardı. Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde, yerde oturur şekilde yemek yiyebiliyorlardı. Bir ellerinde tabakları tutan Çinliler, diğer ellerinde de kemikten ve fil dişinden yapılmış olan çubukları kullanarak yemeklerini yiyorlardı. Tabi sonraları hızlı nüfus artışından dolayı yiyecek sıkıntısı çekilmeye başlandı. Bu yiyecek sıkıntısı nedeniyle yemeklerini küçük parçalar haline getirip çoğaltarak yemeye başlamışlardı. O zamanlar ağaç azlığı nedeniyle tahta kullanımı kısıtlıydı. Yemek çubukları kemikten ve fil dişinden yapıldığı için Çinlilerin büyük çoğunluğu yemeklerini kemikten ve fil dişinden yapılan çubuklarla yemeye başladılar ve zamanla günümüze kadar bir ritüel haline gelmeye başladı bu olay.

7. Mezarlara Neden Çiçek Koyarız?

okullarda-ogretilmeyen-10-bilgi-okullarda-ogretilmeyen-bilgiler-mezarlara-neden-çiçek-konur

Mezarlara çiçek koyma âdeti ilk olarak Mısır’da ve Kuzey Avrupa’da görülmüştür. Önceleri kötü ruhları kovma, iyi ruhları muhafaza etme amacıyla konulduğu düşünülse de, sonradan anlaşıldı ki mezarlara çiçek konulmasının amacı, çürüyen cesetlerin kokularını engellemek içinmiş.

8. Bir Hafta Neden 7 Gündür?

okullarda-ogretilmeyen-10-bilgi-okullarda-ogretilmeyen-bilgiler-bir-hafta-neden-yedi-gündür

Bir haftayı 7 gün olarak belirleyen ilk toplum Babillerdir. O zamanlar bilinen 5 gezegen, Güneş ve Ay’ın toplam sayısı 7 olduğu için 7 sayısını uğurlu olarak görüyorlardı. Daha sonra dinler ortaya çıkınca göğün 7 kat olduğunun öğrenilmesi, doğadaki ana renklerin 7 adet olması, müzik notalarının 7 olması, 7 sayısının önemini daha da fazla arttırdı.

Fransa bir ara takvimde değişikliğe giderek 1 haftadaki gün sayısını 10 güne çıkardı. Ama uzun süre bu uygulamayı kullanamadılar. Rusya bir ara haftanın günlerini 5 güne indirdi fakat o uygulama da uzun süreli olamadı. Sonuç olarak yine herkes, 1 haftadaki gün sayısını 7 gün olarak kabul etti.

9. Tarihin En Kısa Savaşı

okullarda-ogretilmeyen-10-bilgi-okullarda-ogretilmeyen-bilgiler-ingiliz-zanzibar-savaşı

Kayıtlı tarihin bilinen en kısa sürek savaşı, İngiliz- Zanzibar Savaşı’dır. Birleşik Krallık ve Zanzibar arasında geçen bu savaş, 27 Ağustos 1896 yılında gerçekleşmiştir. İngiliz Kraliyet Donanması, 27 Ağustos 1896 sabahı saat 09.00’da Zanzibar’ı topa tutmuştur. Açılan ateş sadece 45 dakika sürmüştür ve Zanzibar 45 dakika sonra İngilizlere teslim olmuştur.

10. Horozlar Neden Sabahları Erken Öterler?

okullarda-ogretilmeyen-10-bilgi-okullarda-ogretilmeyen-bilgiler-horozlar-neden-sabahları-erken-öterler

 

Horozları sabahları erken ötmelerinin sebebi uyandırmak için değildir. Sabah ötüşleri bütün kuş türlerinin biyolojik saatleri ile ilgili bir içgüdüdür. Aslında sabahları bütün kuş türleri öter. Fakat horozları seslerinin kuvvetli olması ve diğer kuş türlerinin seslerini bastırması nedeniyle sabahları horozların ötüşleri daha fazla dikkat çeker.

Bumerang - Yazarkafe

Yazar Hakkında

1997 Ankara doğumlu. Yeteri kadar sempatik, içeri doğru kaslı (çünkü mütevazi, kaslarını herkese göstermek istemiyor), oldukça ehlî, bir o kadar da keyfî... Yakın zamandan beri Harbi Mi La ekibinin parçası, Angaralı mı Angaralı!

Yorum Yap