reaksiyion-alkis

Mahmut Orhan’ın Six Days War Şarkısının Hikayesi! Çok Şaşıracaksınız!

Six Days War hikayesi... Bu konuda sizi aydınlatacağız! Mahmut Orhan Six Days War şarkısı klibi nerede çekildi? Hikayesi ne?

Mahmut Orhan’ın Six Days War Şarkısının Hikayesi! Çok Şaşıracaksınız!
1

Bu yazımızda Mahmut Orhan’ın Six Days War şarkısının hikayesini ve arkasındaki bilinmeyenleri aktardık. Buyurun en baştan başlayalım. Six Days War Hikayesi!

1971 de Colonel Bagshot tarafından yazılan ve bestelenen şarkı o günlerde 4 yıllık bir tarihe ev sahipliği yaparken bugün yarım asırlık bir davanın sembolü haline gelmiş. Şarkının adından da anlayacağınız üzere şarkının hikayesi 6 gün süren bir savaşa dayanıyor. Savaşa “6 Gün Savaşı” adını veren de var gerçekleştiği zaman diliminden dolayı Haziran Savaşı diyende var. Şimdi kimle kim arasında oldu bu savaş veya neden 6 gün sürdü diyor olabilirsiniz. O zaman hepsinin cevabını aşağıda verelim.




Savaş hangi ülkeler arasında oldu? 

six-day-war-hikayesi-sarkisi-mahmut-orhan (3)-min

Savaş İsrail ve Arap ülkeleri arasında gerçekleşti. Savaşan Arap ülkeleri MısırÜrdün ve Suriye‘ydi. Karşılarında İsrail tekti. Her ne kadar savaş 3 Arap ülkesi ve İsrail arasında gerçekleşse de İsrail kendi topraklarında tehdit oluşturan her Arap insana karşı savaş açmıştı. Nitekim Mısır, Ürdün ve Suriye’yi; Irak, Suudi Arabistan, Sudan, Tunus, Fas, Cezayir ve Libya destekledi. Bu satırları okurken İsrail’in kazanma şansı yokmuş gibi düşünebilirsiniz. Lütfen okumaya devam edin.

Savaş ne zaman ve nerede gerçekleşti? six days war hikayesi

Savaş 1967 yılında 5 Haziran-10 Haziran tarihleri arasında ortadoğunun kalbi sayılan, İsrail’in Mısır, Ürdün ve Suriye sınırlarında gerçekleşti. İsrail’in savaştığı 3 büyük cephe vardı. Birincisi İsrail’in kuzeyinde konumlanan Suriye kontrolünde olan Golan Tepeleri’ydi. ikincisi 1948 İsrail-Arap savaşları ardından Ürdün kontrolüne geçen Batı Şeria‘ydı. Üçüncüsü ve sonuncusu güneyde Gazze’yide içine alan ve savaşın en büyük cephesi olan Sina Yarımadası‘ydı.

altı-gün-savaşı-cepheleri-six-days-war-hikayesi


Savaşa doğru İsrail ve Arap Ülkeleri six days war hikayesi

six-day-war-hikayesi-sarkisi-mahmut-orhan (7)-min

İsrail silahı, 8 Haziran 1967 de Sharm El Sheikh yakınlarında Tiran Boğazı’ndan geçerken. (Yaacov Agar/İsrail GPO)




Altı Gün Savaşı öncesi İsrail sınırlarında Arap ülkeleri tarafından çok fazla baskı hissediyordu. Coğrafi olarak İsrail sınırları her yerden tehdite açıktı. Kuzey de Golem Tepeleri ise Suriye kontrolündeydi ve bu tepelerin İsrail yerleşkelerine olan yakınlığı bu yerleşker üzerinde büyük tehdit oluşturuyordu. Suriye birlikleri zaman içinde bu tepelerden İsrail yerleşkelerine taciz ateşi açıyordu. Öte yandan Ürdün kontrolünde ki Batı Şeria’nın İsrail popülasyon merkezlerine olan yakınlığı bambaşka bir tehdit unsuru oluşturmaktaydı. Burdan gelecek herhangi bir savaş tehdidi İsrail’i ortadan ikiye bölebilir. İsrail’in Kuzey ve güney şehirleri arasındaki bağlantıyı koparabilirdi. Güneyde ise Mısır birliklerinin olası bir kara harekatı İsrail’in Kızıldeniz’deki tek limanı olan Eliat’ı kaybetmesi anlamına geliyordu. 1967’ye yaklaşırken İsrail coğrafi yönden her türlü tehdite açıktı. Öte yandan Arap ülkeleri ise yanıbaşlarında güçlenen ve Kızıldenize hakim olan bir İsrail istemiyordu. 1956’da süveyş krizi ardından İsrail ilk kez coğrafi zayıflığından kurtulma şansı yakalamış ve batı güçleri yanında Mısır’a karşı savaşa katılmıştı. Sina Yarımadası’nı tamamen işgal etmeyi başaran İsrail, batılı güçlerin isteği üzerine yarım adadan geri çekilmişti fakat bazı avantajlar elde etmeyi başarmıştı. Birleşmiş Milletler Acil Müdahele Gücü’nün Gazze ve İsrail sınırına konuşlandırılması ve İsrail gemileri için Tiran Boğazı’ndan Eilat limanına serbest geçiş rotası oluşturulması bu avantajlar arasındaydı. 1956 da Süveyş Krizi sonlandığın da gelecekte İsrail ile Arap ülkeleri arasında yeni bir savaşın çıkacağına kesin gözüyle bakılmaktaydı. İsrail bu savaşta yalnız olacağını ve savaşı kazanmanın tek yolunun hava üstünlüğü kurmaktan geçtiğini biliyordu.

altı-gün-savaşı-cepheler-six-day-war-hikayesi-sarkisi-mahmut-orhan (7)-min

ses_kay_t
Savaştan önce meydana gelen iki garip olay six days war hikayesi

1960’ların ortasına gelindiğinde Arap hava kuvvetlerini küçük düşüren ve Mısır hava savunma sisteminin zayıflığını gösteren iki farklı olay gerçekleşti. 1966’da İsrail’li bir barış eylemcisi tek motorlu eski uçağıyla İsrail’den havalanıp Mısır havasına girdi. Sina Yarımadası’nı boylu boyuna geçip Fayid Havalanı’na indi ve dönemin Mısır Başkanı ile görüşmek istedi. Bu olaydan sonra herkes şu soruyu sordu “Tek motorlu eski bir uçak hiç kimsenin haberi olmadan Mısır Mısır Hava Saha’sına nasıl girdi ve kimse görmeden Sina Yarımadası’nı nasıl geçti?”. Bu olay mısırın hava tehditlerine savunmasız olduğunun kanıtı olmuştu. Ardından yaşanan bir diğer olay ise Arap ülkelerini havada etkisizleştirmeye yeterli olmuştu. Yine 1966 yılında bir pilot Mısır Havalanı’ndan bir Mig-21 ile havalanarak İsrail’e indi. İsrail artık Arap hava kuvvetlerinin envanterinde bulunan en güçlü savaş uçağına sahipti. Dönemin mühendisleri pilotları Mig-21’i inceleyip zayıf yönlerini buldular ve bunları Arap hava uçaklarına karşı kullandılar. Aynı yıl içinde Golan Tepeler’inde yaşanan bir çatışma aniden Mısır’ın hava saldırısına dönüştü. 6 adet Mig-21 ile Golan Tepeleri’ne giden Mısır için sonuç belliydi. İsrail Mirage’ları tüm Mig-21’leri düşürdü. Bu olay ile Arap ülkeleri ve ve İsrail arasındaki olaylar gittikçe tırmandı. six days war hikayesi


six-day-war-hikayesi-sarkisi-mahmut-orhan (12

İsrail baş test pilotu Danny Shapira, MiG-21 ile test uçuşu dönüşünde. 1966, İsrail.

six-day-war-hikayesi-sarkisi-mahmut-orhan (11

Şimdilerde İsrail Hava Kuvvetleri Müzesinde sergilenen, MiG-21.

6 Gün Savaşı – Odak Operasyonu

six-day-war-hikayesi-sarkisi-mahmut-orhan (3)-min

Arap tutsaklar, Haziran 1967.




Savaştan bir süre önce İsrail’in Suriye’ye karşı kullandığı saldırgan dil İsrail’in Suriye’yi işgal edeceğine yorumlandı ve Mısır Başkan’ı birliklerini Sina Yarımadası’na sokmaya ikna oldu. Mısır’ın birliklerini İsrail sınırına konuşlandırması İsrail’in Suriye’yi işgalini önleyeceği düşünülüyordu. Aynı zamanda Mısır Birleşmiş Milletler’den İsrail sınırında bulunan birliklerini geri çekmesini istedi. Bir hafta sonrada Tiran Boğazı’nı İsrail’e kapattığını duyurdu. Mısır bu kararlarla birlikte İsrail’i Süveyş Krizi sonrası elde ettiği avantajlardan mahrum bırakmak istedi. Fakat bu eylemlerin hepsi İsrail tarafından savaş ilanı olarak kabul edildi. Mısır ise savaşa hazır değildi. Son 10 yıldır olası bir savaşa hazırlık yapmaksızın bekliyorlardı. Ne kara birlikleri ne de hava birlikleri çok uzun zamandır ciddi bir askeri tatbikat yapmıyordu. İsrail ise 10 yıl boyunca Mısır Hava Kuvvetleri’ne yapacağı saldırı planlamış ve Necef Çöl’ü üzerinde defalarca tatbikat yapmıştı. Amaçları Mısır uçakları havalanmadan ilk saldırıyı gerçekleştirip Mısır uçaklarını yerde imha etmekti. Mısır’ın yaptırımlarını savaş ilanı olarak algılayan İsrail Devlet’i Odak Operasyonu adını verdikleri hava saldırısını onayladı. 5 Haziran 1967 sabahı İsrail’in tüm hava gücünü oluşturan yaklaşık 200 Mirage savaş uçağı havalandı. Rotalarını kuzeye çevirip önce Akdeniz’e uçtular. Hiç bir radara yakalanmamak için tüm telsizlerini kapatmışlardı ve Akdeniz’in 20 metre üstünden uçarak alçak uçuş yapıyorlardı. Yeteri kadar kuzeye gittikten sonra güneye yönlenip 07:45 de Mısır Hava Saha’sına Mısırlıların beklediği yer olan doğudan değil kuzeyden girdiler. Bu saldırıya tamamen savunmasız olan Mısır Birlikleri ne olduğunu bile anlamadan Kuzey de bulunan tüm hava alanlarını kaybettiler. İsrail Mirage’ları herhangi bir uçak kalkamaması için önce pistleri ardından park halinde duran uçakları imha ettiler. Saatler öğle vakitlerini, 11:00 sularını gösterdiğinde Mısır envanterinde bulunan tüm bombardıman ve savaş uçaklarının %80’ini kaybetmişti. Mısırın yenilgisi savaşın ilk gününden kesinleşmiş oldu… Bu durumdan haberi olmayan Ürdün ve Suriye’de uçaklarını İsrail’i bombalamak için havalandırdı fakat saldırılar etkisizdi. İsrail uçakları havada Mig-21’leri kolayca avlıyordu. Ürdün ve Suriye Hava Kuvvetleri neredeyse yok edilmişti. Odak Operasyonu’nun 11’inci saatinde İsrail hava üstünlüğünü sağlamıştı.

6 Gün Savaşı – Kara Savaşları (Six Days War Hikayesi!)

Karada da durum havadakinden çok farklı değildi. Savaşın ilk günü hava üstünlüğünü kuran İsrail uçakları, ikinci gün kara birliklerine ileri destek vermek için Sina Yarımadası’nda konuşlanan Mısır birliklerini vurdu. 10 yıldır hiç bir tatbikat yapmayan Mısır birlikleri savaş alanında ne yapacağını bile bilmeden savaşıyordu. Savaşın 2’nci gününde Mısır Genelkurmay Başkanı savaşın kaderini değiştirecek bir karar aldı. Sina Yarımadası’nda bulanan Mısır birliklerinin 24 saat içinde Süveyş Kanalı’nın batısına çekilmesi emrini verdi. Bu kararla birlikte Mısır cephesi tamamen çöktü. Askerlerin moralleri de iyice bitmiş durumdaydı. Bir çoğu savaşmadan teslim oldu. İsrail bu çöküntüden faydalanarak Süveyş Kanalı’na doğru olan ilerlemesini hızlandırdı ve tüm yarımadayı ele geçirdi. Mısır ordusu gerçek bir savaş veremeden İsrail’e yenik düştü. Savaşın 3’üncü gününe gelindiğinde İsrail ordusu Batı Şeria’yı Ürdün’ün elinden almıştı. Savaşın son iki gününde ise İsrail, Suriye cephesindeki ilerleyişini sürdürdü ve Golan Tepeleri’ni ele geçirdi. 10 Haziran 1967 de, savaşın 6’ncı gününde İsrail bir zafer kazanmıştı. Savaşın birinci gününde yapılan Odak Operasyonu oldukça etkili bir operasyon olmuştu ve birinci günden savaşın kazananı belli olmuştu bile. six days war hikayesi

İsrail birliklerinin Sina Yarımadası’ndaki gün gün ilerleyişi. Her farklı renk bir günü temsil etmekte.

6 Gün Savaşı’nın Sonuçları

Savaştan zaferle çıkan İsrail’in elde ettiği topraklar.

Resmen lise düzeyi tarih dersi kıvamında geçen yazımızın sonuna yaklaşıyoruz. 6 Gün Savaşı’nın sonunda tüm Arap ülkelerine karşı zafer kazanan İsrail, tarihi ve bulunduğu coğrafyayı değiştirdi. İsrail her üç cephesinde de stratejik derinlik sorunun çözdü ve doğal güvenlik sınırlarına ulaştı. Batıda Süveyş Kanalı ve doğuda Ürdün Nehri Mısır ve Ürdün arasında doğal bir sınır çiziyordu. Kuzey de ise Golan Tepeleri, Suriye’yle arasında doğal bir bariyer görevi görüyordu. İsrail uzun zamandır istediği stratejik coğrafi konuma kavuşmuş ve en büyük düşmanlarının ordularını bertaraf etmişti. Savaşın bilançosu ise çok daha ağırdı. 6 gün içinde 10 bin Mısırlı, 6 bin Ürdünlü ve 700 İsrailli toplam 17 bin insan hayatını kaybetmişti. Fakat İsrail için problem yeni başlıyordu. İşgal ettiği yerlerdeki yerli halkların çıkardığı ayaklanmaları bastırmaya çalışacaktı ve bunun yanında da mülteci sorunu ortaya çıkmıştı. Bu durum günümüze kadar süre gelen İsrail-Arap anlaşmazlığının temelini attı. Günümüzde Kudüs’ü de içile alan ve Filistin halkının da yaşadığı Batı Şeria 50 yıldır İsrail işgali altında. Öte yandan İsrail Sina Yarımadası’ndan 1982’de Gazze’den de 2005’te çekildi. six days war hikayesi

six-day-war-hikayesi-sarkisi-mahmut-orhan (4)-min

İsrailliler tarafından topraklarını terk etmek zorunda bırakılan Filistinli mültecileri. 22 Haziran 1967.


Gelelim “Six Day War” şarkısına ve savaşla olan ilişkisine 

Şarkının aslında bu savaşı konu aldığını yazımızın en başında belirtmiştik. Şarkının aslında 1967 Arap-İsrail savaşından esinlenilerek yazıldığını adından da anlayacağımız üzere söyleyebiliriz. Şarkıyı dinleyenlenlerin çoğu bir savaş sahnesinin zihinlerinde canlandığını söylemekte. Şarkının sözleri de aslında bunu amaçlamakta. Şarkı o dönemde savaşta savaşan ve ne amaç uğruna bile savaştığını bilmeyen askerlerin ağzından yazılmış. Dinleyen herkesin bildiği üzere şarkı da sayılan haftanın 6 günü de aslında savaşın yaşandığı günleri anlatmakta. Son olarak şarkı da “Yarın asla herşey çok geç olmadan gelmeyecektir.” deniyor, bu da aslında savaşın ilk gününden kaybeden tarafın belli olduğunu ama ne olursa olsun savaşın her şey için çok geç olmadan bitmeyeceğini ifade etmektedir. O zaman gelin bir kez daha dinleyelim sözleriyle içimizi yakan o şarkıyı… six days war hikayesi




BONUS: Colonel Bagshot – Six Days War (Mahmut Orhan Remix)

Bumerang - Yazarkafe

Yorum Yap